Geleceğe ışık tuttular

Bingöl’de düzenlenen sempozyuma katılan 20’ye yakın akademisyen, Bingöl’ün tarihinin bilinmeyen yönlerini irdeledi. ‘Bingöl Tarihinden Kesitler’, ‘Cumhuriyet Döneminde Bingöl ve Çevresinde Psikososyal Değişim’, ‘Bingöl’de Kaybolan Tarihi Mekânlar’, ‘Doğu’da Medrese Geleneği’, ‘Cumhuriyet Döneminde Bingöl’de Toplumsal Değişim’ ve daha birçok konuda bilgi aktaran akademisyenler, gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tuttular.

 

İstanbul Feshane`de 13-16 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan “Bingöl Tanıtım Günleri” etkinliği kapsamında, Bingöl Valiliği, Bingöl Belediyesi ve Bingöl Üniversitesi'nin birlikte düzenlediği “Cumhuriyet Tarihinde Bingöl” konulu sempozyum düzenlendi.

 

Bingöl Üniversitesi'nde düzenlenen ve 2 gün süren sempozyuma Vali İbrahim Taşyapan, Belediye Başkanı Yücel Barakazi, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, kamu kurum amirleri ve akademisyenler katıldı.

ÇAPAK: “ÇALIŞMALAR GELECEĞE IŞIK TUTACAK”

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Düzenleme Kurulu Başkanı Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Çapak, sempozyumda yapılacak tartışma ve sunumların gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tutacağını söyledi.

 

Bingöl Üniversitesi tarih bölümünde yapılacak yüksek lisans ve doktora çalışmalarının da ‘Cumhuriyet Dönemi’nin aydınlatılmasına ve geçmişe dair bir takım çalışmalara katkı sağlayacağını söyleyen Çapak: “Bingöl’ün artık kabuğunu kırdığını, değiştiğini ifade etmek isterim. İlk sempozyumu 2006’da gerçekleştirdiğimizde, sempozyumu gerçekleştirebilecek bir mekanımız yoktu. Bizi destekleyecek kurumlarımız da yoktu. Biraz belediyeden, biraz esnaf odalarından, biraz sendikalardan aldığımız desteklerde 70’e yakın akademisyenle Bingöl’e gelmiştik. Mekânımız olmadığı için bir sinema salonunu kullanmıştık. Şimdi kültür merkezimiz var, artık bir üniversitemiz var, modern salonlarımız var. Dolayısıyla fiziki bir takım gelişmeler var, bunlar bizi mutlu ediyor” dedi.

“DEVASA BİR BİNGÖL TARİHİ VAR”

Birinci Bingöl sempozyumunun gerçekleşmesiyle birlikte devasa bir Bingöl tarihinin var olduğunu fark ettiklerini kaydeden Çapak: “En basit örneğiyle 1550 tahrirle tahrir defteri. Bundan hiçbir şekilde haberdar değildik. Yapılan bu çalışmaların ardından böyle bir defterin varlığına şahit olduk. O tarihteki Çapakçur’u çok ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Köylerin, nahiyelerin ve burada oturanların isimlerini anlatıyor. Akabinde baktık ki Bingöl ile ilgili binlerce belge var. Bir şekilde bunların yayınlanmasını arzuluyoruz. İnşallah bizim kurumlarımız da bunları destekler.

 

BEKİ: “BİNGÖL MANEVİ KİMLİĞİNDEN HİÇ TAVİZ VERMEDİ”

Çapak’tan sonra bir konuşma yapan Bingöl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdulaziz Beki, Bingöl’ün manevi kimliğinden bahsetti.

 

Beki: “Bingöl, havasıyla, suyuyla, insanıyla muktedir bir ildir. İlhamını eskiden beri semavi akımdan alan Bingöl manevi kimliğinden hiç taviz vermemiştir, vermeye de niyeti yoktur. Tarih boyunca, ilim, ahlak ve fazilet kaynakları olan klasik medreseler ruhuyla beslenmiştir ve beslenmeye devam etmektedir” dedi.

BARAKAZİ: “BİLGİ ORTAYA ÇIKTIKÇA KENTTE KATKISI OLACAK”

Sempozyumda konuşan Belediye Başkanı Yücel Barakazi, çalışmalarda elde edilen bilgilerin memlekete katkı sağlayacağını söyledi.

Barakaz: “Bingöl Sempozyumu ilk başladığı andan itibaren bende heyecan oluşturdu. Yapılan çalışmaların değerini ilk günden beri biliyoruz. Fakat gün geçtikçe çok daha fazla umutlandığımızı, Bingöl’e dair daha fazla bilgi ortaya çıktıkça, Bingöl’e katkının daha büyük olacağını umuyoruz. İlk sempozyum başladığında ‘Bingöl’e dair ne var ki’ diye içimizden geçirdik. Fakat gayretler sonucunda öyle güzel eserler ortaya çıktı ki, araştırmanın, bilgi peşinde koşmanın, bunu gün yüzüne çıkarmanın, insanların hizmetine sunmanın değerini bir kez daha gözlemledik. Bu yüzden bu çalışmaları yürüten herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

 

VALİ TAŞYAPAN: ÇALIŞMALAR BİNGÖL KÜLTÜRÜNE YANSIYACAK

Başkan Barakazi’den sonra kürsüye çıkan Bingöl Valisi İbrahim Taşyapan, Yapılan etkinliklerin Bingöl`ün kültürünü yansıyacağını söyledi.

Kültürel faaliyetleri ‘olmazsa olmaz’ olarak değerlendiren Vali Taşyapan, şunları söyledi: “İnsanlar da bir maddeden ibaret değil. Bunun yanında gerek kültürel çalışmalar, gerek eğitim çalışmaları ve insanı daha ileriye götürecek kişisel gelişim çalışmalarına ağırlık vermemiz gerekir. Bunları da beli bir düzeye getirmedikçe toplumun bir ayağı topal kalır. İşte bu sempozyumlar da, bu çalışmaların bir parçasıdır. Bunun için hem maddi kalkınmamızı, hem de kültürel değerlerimizi yükseltmeyi bir arada götürmemiz gerekmektedir. İnsanlar geleceğe eser bırakan bir varlıktır. Bunun için gelecek kuşaklara, gelecek nesillere güzellikler bırakmalıyız. Güzellikleri yaşamalı, yaşatmalı ve destekleyerek gelecek kuşaklara aksettirmeliyiz. Dolayısıyla güzel bakalım güzel görelim.”

GELECEĞE IŞIK TUTTULAR

Yapılan konuşmaların ardından 4 oturum şeklinde gerçekleşen sempozyumda; Prof. Dr. Mehmet Söylemez, ‘Bingöl Tarihinden Kesitler’, Ali Haydar Aksal, ‘Cumhuriyet Döneminde Bingöl ve çevresinde psikokososyal Değişim’, Nureddin Durman, ‘Günümüz Şiirinde Bingöllü Şairler’, Prof. Dr. Yılmaz Bingöl ‘Çözüm Süreci’, Dr. M. Ufuk Çelik ‘Çözüm Sürecinde Bingöl Basını’, Prof. Dr. Barca, ‘Kent Ekonomisinin Artan Önemi: Bingöl Örneği’, Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz, ‘Bingöl Kalkınmasında Tarım’, Abdullah Demir, ‘Bingöl’de Kaybolan Tarihi Mekânlar’, Prof. Dr. İ. Süreyya Sırma ‘Doğu’da Medrese Geleneği’, Doç. Dr. Abdullah Taşkesen, ‘Cumhuriyet Döneminde Bingöl’de Toplumsal Değişim’, Merve Şebnem Oruç ‘Orta Doğu’nun Geleceğinde Doğu ve Bingöl’ün Yeri’, Mahmut Akyürekli ‘Şark İstiklal Mahkemelerinde Bingöl’ Prof. Dr. H. İbrahim Bulut, ‘Sosyal Barış ve Kardeşlik Bağlamında Bingöl Aleviliği’ ve diğer akademisyenlerce birbirinden farklı konular ele alındı.

Anket

Yeni sitemizi beğendiniz mi ?

Evet
Hayır
Normal